AKRABA EVLİLİĞİ; SORUNLAR, NEDENLER VE
ÇÖZÜMLER
Akraba evliliği toplumumuzda birçok
başka ülkede olduğu gibi ciddi bir tıbbi sorundur. Genetik hastalıkların
sıklığını olumsuz etkilemesi nedeniyle üzerinde önemle durulması ve
tartışılması gerekir.
Akraba evliliği
sıklığı nedir?
Türkiye’de
akraba evliliği sıklığı Hacettepe Nüfus Etütleri Enstitüsünün 1983 yılında
yaptığı çalışmada % 21.10 olarak bildirilmiştir. Bu sıklık yöreler arasında
ciddi farklılıklar göstermektedir ve ülkenin Batısından Doğusuna doğru gidildikçe
artmaktadır. Diğer bir araştırmada Doğu Anadolu’da sıklık % 30,8 olarak
bulunurken Batı Anadolu’da %12,8’e düşmektedir. Sıklık köy ve kasaba gibi dar
topluluklarda artmaktadır. Ayrıca böyle dar topluluklar uzun süreler boyunca
incelendiklerinde, burada yaşayan halkın yakından ya da uzaktan bir şekilde
birbiriyle akraba oldukları ortaya çıkar ki bu da aynı köyden iki kişinin
evliliğinin bile akraba evliliği olarak kabul edilmesi gerekliliğini doğurur.
Akraba evliliğinin sık olmasının nedenleri nelerdir?
Akraba
evliliği, evliliğe aile büyükleri tarafından karar verildiği durumlarda daha da
artmaktadır. Erken yaşlardaki evliliklerde sıklığı daha fazladır. Resmi nikâhlı
eşlere göre dini nikâhlı eşler arasında % 50’lik bir artış izlenmektedir.
Yapılan
çalışmalar eğitim ile akraba evliliği sıklığının azaldığını göstermektedir.
İlkokul mezunları arasındaki sıklık yaklaşık
%20 iken orta ve yükseköğrenimi tamamlayanlarda %10’a kadar
gerilemektedir. Yine ailesinde akraba evliliği olan kişilerde olmayanlara göre
2 kat fazla akraba evliliği bildirilmektedir.
Akraba evliliğinin bu kadar sık olmasının nedenleri sosyal, ekonomik,
psikolojik, dini ve coğrafi açıdan yapılacak incelemelerle ortaya konabilir.
Sosyal sebepler arasında en önemli etken, belirli bir sosyal sınıfta olan
kişilerin başka sosyal sınıftan kişilerle evlenmek istememesi ve kendine en
yakın özelliklerdeki kişileri en kolay akrabaları arasında bulmasıdır. Ekonomik
sebeplerde bu yaklaşıma eklendiğinde, aileler mal varlıklarının bölünmemesi için
yakın akraba evliliklerini tercih eder hale gelmektedir.
Psikolojik faktörler bazı yörelerde ağırlık
kazanmaktadır. Türkiye’de bazı yörelerde evlenen kızın anne-babasıyla görüşmesi
engellenmekte veya sınırlandırılmaktadır. Bu da kızını akrabaya vererek ilişkileri
sürdürebilme yönüne insanlarımızı kaydırabilmektedir.
Dini sebepler daha çok azınlıkları etkilemektedir. Başka dine mensup
ülkelerde yaşayan azınlıklar çocuklarının aynı dinden insanlarla evlenmesi
isteğiyle yakınlarındaki insanları evlilik için seçmektedir.
Yine bazı yörelerde coğrafi koşullar nedeniyle ulaşım ve iletişim güçlüğü
olması orada kapalı bir toplum oluşmasına yol açabilmektedir.
Akraba evliliklerinin dağılımına bakıldığında birinci derece ve ikinci
derece kuzen evliliklerinin tüm akraba evliliklerinin % 80-90’nını oluşturduğu
gözlenmektedir.
Akraba evlilikleri
ne tür risklere yol açar?
Akraba evliliğini üzerinde
durulması gereken bir sorun olduğunu gösteren bazı bulgular vardır. Akraba
evliliği yapanlarda ölü doğum sıklığının normal topluma göre yaklaşık 2 kat
arttığı bildirilmiştir (Normal toplumda %1.24, akraba evliliklerinde %2.14).
Düşük ve ölü doğumlar birlikte ele alındığında aynı artış yine dikkati
çekmektedir (Normal toplumda %5.21, akraba evliliklerinde % 10.55). Yeni doğan
kayıpları açısından bakıldığında ise %50’lik bir artış söz konusudur (Normal
toplumda %10.76, akraba evliliklerinde %16.29). Ayrıca akraba evliliklerinde
doğumsal kusurların 10 kat arttığı bildirilmektedir.
Akraba evlilikleri otozomal resesif ve çok faktörlü
kalıtım gösteren hastalıkların görülme sıklığını arttırmaktadır. Genler anne
babadan çocuklara özelliklerin nakledilmesini sağlayan yapılardır. Anne babadan
çocuklara aktarıldıkları içinde aynı aile içinde genler arasında benzerlik
ihtimali çok yükselmektedir. Akraba evliliği ile görülme riski artan
hastalıklarda da her iki eşte de aynı tip bozuk genin- genlerin olması
gereklidir. Akrabalar arasında genler arasında benzerlik sıklığı arttığı için
rahatsız çocuk sahibi olma ihtimali de akrabalar arasında artmaktadır.
Akraba evliği
yapanların sağlıklı çocuğu olabilir mi?
Olabilir ancak akraba evliliği yapanlarda diğer evliliklere göre risk
artmaktadır. Aileleri yanıltan en önemli nokta, kendi aile ve çevrelerinde
başkalarının yaptıkları akraba evliliklerinden sağlıklı çocuklar doğmasıdır. Bu
olay aileleri akraba evliliği yapmak üzere cesaretlendirmektedir. Hâlbuki
akraba evliliği her gebelikte rahatsız çocuk anlamına gelmemektedir. Akraba
evliliği yapan bazı aileler sağlıklı çocuk sahibi olabilirken diğerlerinde
rahatsız çocuklar olabilir. Ailenin daha önceki gebeliklerinden sağlıklı
çocukları olması daha sonraki gebeliklerdeki risk olmadığını göstermeyeceği
gibi, daha önce hasta çocukları olması sağlıklı çocuklarının olmayacağını da
göstermez.
Akraba evliliği
yapmış çiftler nasıl izlenmelidir?
Öncelikle ailenin 3 kuşaklık bir aile ağacı çizilmeli ve her bir birey
hakkında bilgi alınmalıdır. Aile ağacında herhangi bir hastalığın belirtileri
saptanırsa bu durumla ilgili bilgilere ulaşılmalıdır. Ailedeki hasta bireyin
tıbbi kayıtları, fotoğrafları ve ailenin verdiği bilgiler değerlendirilmelidir.
Gereği halinde ilgili branşta uzman kişilere danışılmalıdır. Hastalığın kalıtım
kalıbına göre araştırdığımız birey için risk hesabı yapılır. Risk artışı varsa
bu hastalığa yönelik testler planlanır ve test sonuçlarına göre ailenin
gebeliklerinde risk varsa prenatal tanı planlanmalıdır.
Ailede belirlenen bir risk faktörü yoksa o toplumda sık
görülen resesif hastalıklar ile ilgili taşıyıcılık testi yapılır. Bu ülkemiz
için talessemi açısından yapılmalıdır.
Bu ailelere gebeliklerinde takip altında olmaları,
gebelikte biyokimyasal tarama testi, 2. basamak USG takibi ve bebeklerinin
doğduğunda değerlendirilmesi ve işitme kayıpları ve metabolik hastalıklar
açısından araştırması yapılmalıdır.
Sonuç olarak;
Akraba evliliği hala yaygın bir sorun olmakla birlikte eğitimin artması ve
sosyoekonomik koşulların düzelmesi ile giderek sıklığı azalan ancak hala
üzerinde durularak çözüm aranması gereken bir sorundur. Akraba evliliklerinden
kaçınılması gerekliliği vurgulanmalı, akraba evliliği yapmış olan bireylerin
genetik danışma almak için bir genetik uzmanı ile görüşmeleri sağlanmalı, bu
gebelikler ve doğan bebekler yakından izlenmelidir. Ayrıca toplumda sık görülen
otozomal resesif hastalıkların taşıyıcılarının belirlenmeli ve erken teşhis
için uygulanan tarama programlarının yaygınlaştırılmalıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder