Wikipedia

Arama sonuçları

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Merhabalar hepinize iyi akşamlar. Eğer gündüz okuyorsanız iyi günler. Satırlarıma başlamadan önce yorulduğumu söylemeliyim. Çünkü sahilde 3 saat yürüyüp güzel sakin bir yer bulmak epeyce zor oldu.       Bugün deniz berrak ve harikaydı. Gökyüzü kızıllığını denizin üzerine serpmiş. Neyse edebiyat sonra yaparız. Bugünlük küçük gezintimde gördüklerimi kâğıda dökmek ve sizinle paylaşmak istedim.
Yalnızlıktan o kadar boğuldum ki artık hiçbir şeyin tadı tuzu kalmadı. Sokakta yürürken çok düşündüm. Aslında neden bu hisse kapıldım onu da bilmiyorum. Ama bugün öğrendim ki hayatta sadece ben mutsuz değilim. İnsanların bugün çirkin yüzlerinin altındaki korkunçluğu gördüm. Kadın ayarlamak için takla atan pezevenklerde gördüm, 1 lira kazanmak için mısır satmaya çalışan çocuklarda. Sevgilisiyle kol kola gezenlerde gördüm, kolu olmadığı için dilenenlerde. Evren zamanıyla bu dünyada sadece 8 saniye varız. Peki, ama bu kadar başkalaşım neden?  Bugün oturup insanların mutlu olmak için bu kadar boş şeyleri nereden bulduğunu kavramaya çalıştım. Peki, neden bende bu insanlar gibi gülemiyorum. Onlar mı çok mutlu ben mi çok hüzünlüydüm bilmiyorum. Neden mutlu olamıyorum? Diğerleri gibi basit mi düşünmem gerekiyor. Denizin kenarında oturup ufka baktığımda şu soruyu sordum kendime hep. Ben kimim? Neden farklı olduğumu çok düşündüm. Neden başka düşüncelere sahibim? Belki de böyle olmam gerekiyordu. Hayatı anlamak için acı tarafını tatmak mı gerekiyor. Artık sokağa çıktığımda tek görebildiğim hüzün. Artık insanların sahte gülüşleri bana komik geliyor. Sanki biz insanlar eskiden çok iyi gibiydik. Ne oldu bize? Eskiden insan olduğumuz için birbirimizi severdik şimdi paramız için seviyoruz. Herkes başkalaşmış. Hayatlar, düşünceler ve yaşam. Aslına bakılırsa bugün dışarıya çıkmam çok iyi oldu. Deniz, dalgalar ve gün batımı beni huzurlandırıyor. Üzülüyorum bir yerde ama bunu bastırmaya çalışıyorum. Bazen beni anlayan hırçın dalgalarla kavga ediyorum. Rüzgârı bile duyabiliyorum. Sanki bana hayatın anlamını fısıldar gibi…
Bugün bir sürü varlık gördüm ama tek tük insan gördüm. Onlarda ya simit satıyorlardı. Ya da evine götürebilecek bir lokma ekmek arıyorlardı karıştırdıkları çöpten. Birçok varlık gördüm. Lüks mekânlarda yiyip içmesini sonrasında bir keyif sigarasını tüttürmesini çok iyi beceriyorlardı. O lüks mekânların kapılarında iki lokma ekmek bekleyen çocukları görünce hepsinden iğrendim. Sözde oruçlular, hangi biri aç bir çocuğun halinden anladı bilmiyorum. İnsanlardan soğudum artık. Her önüme gelenin takma kafana, keyfine bak, hayatını yaşa demesinden bıktım. Ben insanlar beni anlamadıkları için yalnızım işte.
Biliyorum insanlığınız ölmediyse bunları okuyunca bir parça yüreğiniz burkulacak ve üzüleceksiniz. Ama merak etmeyin iki gün düşünür 3. Gün unutursunuz. Lafı fazla uzatıp vicdan bekçiliğine gerek yok. Her şeye rağmen demeliyim ki deniz bir harika ama hırçın biraz sanki sinirli gibi…
Belki oda kaldıramıyordur bu kadar farklılaşmayı.
Bugünlük satırlarımın sonu burada bitiyor. Ekleme ulama yapmak istemiyorum. Bir eksiğim varsa siz tamamlayın.
HOŞCAKALIN, DOSTÇA KALIN…
VAHDET YÜRÜK


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder